Sevdabrn

Sevdabrn
@SevdaBarann
Lisans
264 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
@SevdaBarann·
·
sabitlendi
Bilmiyorum.. İnsan nerenin yerlisidir.. İsmet Özel
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Fatmanur Öğretmenim..
Bugün geldiğimiz noktada öğretmeni itibarsızlaştıran, okulda verdiği emekten ziyade sistemde var olan haklarından biri olan tatillerini konuşan, sınıfta 30 kişi bir arada okuturken otoritesini sağlamaya çalışan öğretmeni CİMER’e şikayet eden, benim oğlum yapmaz, benim çocuğum bir tanedir diyen ( her çocuk bir tanedir ve özeldir ama unutulmamalı ki o çocuklara eğitim veren öğretmen de bir annenin evladı ve biriciğidir.) , öğretmenlerin her hak arayışında “ ama üç ay yatıyorlar “ diyip onların da hayatta var olma mücadelesi veren birer ebeveyn birer evlat birer birey olduğunu unutan ( Fatmanur öğretmenimizin ilkokul çağında bakmak ile yükümlü olduğu bir çocuğu vardı), öğretmenlerin bilgi becerisine güvenmeyip sosyal medyada öğrendiği bir kaç kalıp bilgiyle öğretmeni alan bilgisinden ahlaki yeterliliğine kadar eleştirebilme hakkını ve hatta bu konuda öğretmene sövebilme hakkını kendinde gören ve hiçbir meslek kolunda olmadığı kadar türlü aşamalarla kırkbin sınava tabi tutulup neticede adayın adayı olma konumuna anca erişebilmesine izin veren sistem bugün Fatmanur Öğretmenimizin yarın daha nice öğretmenimizin sebebi sizlersiniz. Övünebilirsiniz ..
Kim bilir göğsüne hangi kaygılı amanı kattın yine? Bir sabahtan bir beklenti dilenmeyeli epey olmuş. Düğümlenmiş sözcüklerden bir ilmek atmışsın boğazının tam ortasına! Hangi acıdan kaptın da vebanı, helalinden bir gün geçmez boğazından? Ehline denk gelmeyen bir suskunluk gibisin! Nereye kaldırdın da başını sadece çırpınmaktan haberdar bir gök gördün böyle? Biraz kapatmışsın sanki pencereleri. Göğsünde bir şey acır gibi ürkek yüzler toplamışsın gördüğün her aynada. Ölü iplerin başı boş muhabbeti dolanır boynunda! Sanki herkesten gizli birazcık da ağlamış gibisin. “İyiyim” der gibi gülmüşsün sonra. “Çok iyiyim” der gibi… Sahi hangi donuk çerçeveden aşırdın bu gülüşü? Hangi durgun deniz geçmiş gözlerinde? Bir yanını balkonlara asmışsın, bir yanını kilitlemişsin bodrumlara. Musadan yana olup en geride kalıp da firavunla ölmüş gibisin! Söylesene hangi çoban matıyla üç hamlelik yem olmuşsun dünyaya? Davut Işık✍️✍️
Kendi kalemimden
Talep etmek” sabah uyanır uyanmaz zihnimde iki sözcük belirdi. Biz insanlar neyin talepkârı neyin hak sahibiyiz? Neyin emekçisi neyin sonucuyuz?? Bildiğim tek şey talep etme eylemini sevmediğim. Talep etmek zorunda bırakılmanın ağırlığını hissediyorum. Ya da ben bu zorundalığın emekçisiyim. İkinci seçenek daha çok içimi acıtıyor. Talep etmek zorunda bırakılmadım bu edilgen bir fiil değil bunu bizzat kendim etken olarak yaptım. Şimdi kime neden kızmalıyım ve ya kırılmalıyım. Kızgınlığım değil de kırgınlığım ağır geliyor . Ben galiba kendime kırgınım. Tahammül ettiklerime , talep ettiklerime, müsamaha gösterdiklerime ve tüm bu eylemlerin şahsı olan kendime kırgınım .