Sevgiye sahip olabileceklerini sanma hatası, onların birbirlerini sevmelerine engel olup sevgiyi yok etmiştir. İşte bir kez bu düzeye gelince, çiftler yeniden sevebilmeyi denemek yerine, sahip oldukları ortak şeylere yönelirler. Para, toplumsal yer, ev, çocuklar gibi konular sevginin yerini alır ve sevgi ile başlayan bir evlilik böylece çoğu kez, dostane bir mülkiyet ortaklığına dönüşür. İçine kapalı, bencil ve birbirinden kopuk iki kişinin bu beraberliğine de yanlış bir tanımla "aile" denir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Okullar, her ne kadar öğrencilerini insan ruhunun ve aklının en yüce değerleri ile doldurduklarını savunuyorlarsa da, yaptıkları şey, bilgi paketleri üretmektir ve bu açıdan bakınca, okulları birer üretim fabrikasına benzetmek mümkündür.
Doğayı fethetme arzusu ve doğa düşmanlığı zihnimizi öylesine köreltmiş ki, doğal kaynakların da bir sonu olduğunu ve bir gün tükenebileceklerini, ayrıca doğanın insandaki bu sömürücü tutuma karşı kendini savunabileceği gerçeğini bir türlü göremiyoruz.
İnsanların mutsuz oldukları bir toplumda yaşıyoruz. Acı çeken, ruhen dengesiz, yıkık ve bağımlı olan bu insanlar, önce bütün çabalarıyla kendilerine boş zaman yaratmaya çalışırlar, sonra da bu zamanı ‘öldürebildikleri’ ya da geçirebildikleri oranda sevinç duyarlar. Ne acı bir çelişki.