Kadınların erkek himayesinde yaşayan sindirilmiş zavallılar değil, kendi sözünü söyleyen, bağımsız, güçlü varlıklar olması gerektiğine inanıyordu; kendisi de öyleydi.
Ben kime öfkeliyim? Kendime. Hayır, kendine değil. Kime? Daima benim kalben olmak istemediğim şey olmamı isteyen anneme ve tanıdığım diğer bütün anneler ve kalben olmak istemediğimiz şeyler olmamızı istiyormuş gibi görünen topluma: Ben bu insanlara ve simgelere öfkeliyim.
Bu beklentilere göre yaşayamıyorum. Çünkü öyle yaşamak istemiyorum.