Kral, bindiği motor sallandığı için kıyıya tutunarak çıkmış sonra da bir mendille elini silmek istemişti.
Atatürk o anda “Vatanımın toprağı temizdir, o elinizi kirletmez !” demiş ve kralı silmeye çalıştığı elinden tutuvermişti.
Size bir şey söyleyeyim mi? Ankara hükümeti gökten zembille inmedi. Şu anda bir bozkırda ikamet ediyor olsa da, derme çatma bir çatının altında da bulunsa, oradakiler Osmanlı'nın en değerli devlet adamları. Askeriyle, siviliyle, zor yetişir bir aydın zümre var şimdi o çorak topraklarda. Bakmayın siz saraylarda, şatafatlı üniformalarla dolanıyor olmamalarına. Her birinin beyni tarih bilinci, hepsinin yüreği vatan sevgisiyle dolu. Bundan emin olun. Bu nedenle, ben geleceğe umutla bakıyorum.
Sessiz Gemi
"Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden."