Sevda Zorlu

Sevda Zorlu
@Sevdaaaaaaaaaa
Beni bende demen, bende değilem Bir ben var bende, benden içeri
Anlaşılan, kitleleri sokağa dökmek için dinin elden gittiğini söylemek yeterli oluyordu...
Sayfa 117 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Endişenin de tıpkı korku gibi bulaşıcı olduğunu gayet iyi biliyordu. Dik duruşun her derde deva olduğunu
Sayfa 51 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Kitap arka kapağından
“Aynı çocuk iki kere doğurulabilir mi? Doğurdu Celile! Oğlu Nazım Hikmet hapishanede ölüm orucuna başlayınca, ela gözlü pars ileri atıldı ve büyük şairi, ölümün kıyısından çekip aldı.”
Destek Yayınları·Kitabı okudu
Lisedeydim. Bir arkadaşım bana bir saat hediye etti, taktım eve gittim, bahçedeyiz… Akrabalar var. Saat dikkatlerini çekti ben de, “Arkadaşımın hediyesi.” dedim. Teyzelerden biri; ─ Nasıl arkadaşmış o, kimse kimseye durup dururken hediye almaz, bak bana alan var mı? dedi. İnsanımızın sevgi anlayışıyla bilinçli olarak ilk o gün yüz yüze geldim. Pek çok insana göre, illa bir çıkar, bir menfaat, bir ilişki, bir neden olmalı birbirini sevmek için çünkü. Sonraları fark ettim, birini çok seviyorum diyorsun ve bunun karşılığında şunu soruyorlar, “Niye?”, “Nesini seviyorsun?”. Seviyorum yahu, o olduğu için, kalbim öyle dediği için… Dikkat edin bizde iki kişi evlenir, birileri çıkar ve ee zengin tabi, ee kız güzel, ee oğlanın kariyeri iyi der ve hemen bir anlam aramaya çalışırlar. Onlara göre iki kişinin birbirini gerçekten sevme ihtimalleri yoktur. Ben bahçeyi yaparken bir sürü insan, gelip geçerken meyve ağacı dik, dedi. Meyvesiz ağaçlar için “Ne yapacaksın onu?” yorumu yaptılar. “Amma çok çiçek dikmişsin onun yerine sebze bahçesi yap, yersiniz, kışlık koyarsın.” dediler. Ve sırf meyvesi yok diye, yiyemiyorlar diye, doğrudan faydalanamıyorlar diye ağaçların kesildiğini çok gördüm. Yiyemiyor ya o ağacı, niye sevsinler?