Öyle bir aşk yaşamışsındır ki, bir daha artık böylesini yaşayamam dersin. Aşk sözcüğüne anlamını veren, bedeninin tüm hücrelerinde, sinirlerinin her atomunda duyduğun bir duygudur. Sonra bir gün, bir rastlantı, yeniden aynı heyecan, aynı coşku, aynı yoğunlukta yaşanan anlar... İnanamazsın. Bir düşteyim sanırsın. Kitaplar da benim için böyledir.
Dostoyevski'den ilkin (Tatsız bir olay) sonra (Amcanın Rüyası) okunmalıdır dedim. Bu işi de hallettim. Haksız mıyım yani? Bu ikisini duyurmak yeter... sonra da isterlerde Gogol'un Kaput ve Burun'unu okuyup Çehov'a geçsinler.