Yaralı olduğumu bildiği halde neden izletiyordubana? Belki de anlamadığımı sanıyordu. Benim de kendime üzüldüğümü, kendimle o insanlar arasında bağ kurabildiğimi bilmiyor, düşünemiyordu. Çocuklukta her yaranın kabuk bağladığını düşünüyordu belki de. Belki duygularım olmadığını düşünüyordu. Büyüklerin, çocuklarin duyup işittiklerini, görüp bildiklerini, duyup hissetriklerini anlamadığı o katılık...
Yalnızlığın da yaşlılığın da bin türlü hali var şu dünyada. En beteri, ikisinin bir arada olması, en beteri yaşlı yalnızlığı. Öbür bütün yalnızlıkların bitme ihtimali var. Bunun yok. Bundan ancak ölürsen kurtulursun.
"Anlatmak ister misin? " diye sordum.
Sordum öyle, açıkça sordum. Anlatacaksa anlatsın. Anlamam belki ama o anlatsın. Zaten hangimiz tam olarak anlıyoruz ki karşımızdakini?