Annem babam yok. Dert bu kadar. Cümle bu kadar. Her şeyi anlatıyor zaten. Uzun uzun anlatsan da aynı, kısa söylesen de aynı. Anlamaya niyeti olan bu cümleden her şeyi anlar. Anlamayana da anlatamazsın.
Mustafa derdi ki "Büyüyorlar diye sevinme Selime, dertleri de büyüyecek büyüdükçe." Anlamazdım. "Amaaan" derdim, "Yemeğini kendi yiyor, altını bezlemiyorsun, kendi işini kendi görüyor, nasıl büyüyecek dertleri? " Meğer haklıymış Mustafa'm. Büyüdükçe başka şeylerine üzülür olduk; evlendiler, geçimleri dert oldu. Anne baba oldular, çocukları dert oldu. Erdiriyorlar mı, yettiriyorlar mı, hep ana babaya yük bunlar. Sanıyorlar ki evden çıkınca hiç düşünmüyoruz biz onları. Sen çıkıyorsun evden, varlığın bir yere gitmiyor ki... O mutfak masasında oturup kalıyor, hayalet gibi. Galiba ben biraz da o hayaletlerden kaçtım.