Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Çokta şey yapma ya, sonuçta dünyadaki tek kimsesiz insan sen değilsin" dedi bir gün. O kadar uzaktan geldi ki sesi... Dünyadaki tek kimsesiz kimse olmayı, dünyadaki pek çok kimsesizden sadece biri olmaya tercih ederdim. Kimsesizlik öyle bir duygu ki, kimsenin tatmasını istemem. Mehmet bunu asla anlayamaz. Yine de ona kendimi anlatabileceğimi düşünüyordum. Kocamdı ya o bemim; anlardı her halimden. Babaannem, dışarıdan eve her girdiğimizde "Evceğizim evceğizim sen saklarsın halceğizim" der, sonra dedeme döner "Adamcağızım adamcağızım sen anlarsın halcağızım" diye eklerdi. Ben bunu gerçek sanıyordum, bu ev benim de halimi saklamalı, kocam her halimden anlamalıydı. Birlikteliğimize böyle bir anlam yüklemiştim.
Odama gidip ders çalışıyordum. Başarılı olmak için değil, yalnızlıktan. Konu tekrarı, ertesi günkü ders hazırlığı, testler, konu anlatımları, temize çekilmiş ders notları... Her gün bir diğerinin tekrarıydı evde. Değişik hiçbir şey olmuyordu. Yaşlı insanların onlarla birlikte yaşlanan bütün eşyaları gibi, ben de yaşlanarak geçiriyordum çocukluğumu. Hayat böyle akıp gidecek sanıyordum.
Kendi hayatımın bulmacası ise öylece kaldı. Bir sürü boş kutu, bir sürü cevapsız soru... Soldan sağa, yukarıdan aşağıya bütün kareleri tek tek doldurabileceğim, bir kucak hüzünlü kelime...