yalnızca seninle konuşmak istiyorum. sana ilk defa her şeyi söylemek istiyorum; bütün hayatımı bilmelisin, o hayat ki, hep senindi ve sen onu asla bilmedin. fakat benim sırrımı ancak öldüğümde, artık bana cevap vermek zorunda kalmadığında, uzuvlarımı şimdi bunca buz gibi ve bunca ateşle sarsmakta olan şey gerçekten son bulduğunda öğrenmelisin. hayata devam etmek zorunda kalırsam eğer, o zaman bu mektubu yırtacağım ve hep sustuğum gibi, bundan sonra da susmayı sürdüreceğim. fakat mektubum ellerinde ise eğer, o zaman bil ki, burada artık ölmüş olan biri sana hayatını, ilk dakikasından son nefesine kadar hep senin olmuş olan hayatını anlatmaktadır. kelimelerim seni korkutmasın; ölmüş olan biri artık hiçbir şey istemez, sevilmeyi de, kendisine acınmasını da, teselli edilmeyi de istemez. senden tek istediğim, şu anda sana kaçmakta olan acımın hakkımda ele verdiği her şeye inanmandır.
Anlamlandıramadığım şekilde duyduğum bi hayranlık ve sevgi var , sevgili Van Gogh’a. Hatta ara sıra düşünürüm öldü mü öldürüldü mü diye . Keşke araştırmacı gazeteci olsaydım da o dönemde bu işin peşini bırakmasaydım diye kapıldığım hayallerde bulurum kendimi. Tablolarına olsun , Van Gogh sarısı rengine olsun apayrı bir tutkum da vardır. En sevdiğim ressamdır diyebiliyorum sanatçıdır diyebiliyorum , bu kitabı okurken kullandığı cümlelerine dikkat ettimde yazar da diyebiliriz , şahsi görüşüm :) Ki batı dünyasının tanınmış en etkili şahsiyetlerinden biri olmakla kalmayıp , adını rengini kulağını dahil tüm dünyanın konuşması gerekiyor diye düşünüyorum hep .
ALİ BAYAM 1 , VAN GOGH 2 … BESTSELLER
Theo’Ya MektuplarVincent Van Gogh · Dorlion Yayınları · 20208,1bin okunma
Van Gogh'un sadece sanatın resim ayağında değil, yaşadıklarını, duygularını, çevresindeki izlenimlerini usta bir şekilde yazıya dökmede de çok büyük bir isim olduğunu bana gösteren bir kitap… Bir çok yazar böylesine güzel tasvir, duygu aktarımı yapamaz, yapsa da böylesine sade bir dille etkileyemez okurunu... İlla ki küçük oyunlar, süslemeler yapma ihtiyacı hisseder... İşte, bu isimler bunun için bu kadar büyük... Olanca sadelikleriyle insanı büyülemeyi başarabildikleri için... Belki de Van Gogh bunları edebi bir amaç gütmeden, hesapsızca, sadece kardeşi theo'ya yazdığı için bu kadar sade ve güzeller...