Bir tür korku hali tüm ruhu bu esnada kaplar. Bu yokluk boyunca hiçbir şeyi sevmek mümkün değildir. En berbat olanı, bu karanlıklarda tutunup sevilecek bir şey bulamayan ruhun, aşktan vazgeçişidir.
Çünkü yalnız bedenim değil, ruhum da kendini acıyla zehirleyip, kendini düşüncelerim için barınılmaz bir yer kıldı. İşbu sebeple, düşüncelerimi yaşayacakları başka bir barınağa yollayabilmenin adıdır dostluk. Düşünceler, yalnız kısa bir süreliğine Tanrı'da yaşayabilir, genel olarak ise nesnelere dağılırlar. Ama insan düşüncesinin, bir başka insanı mesken tutması ilk başta tabiata aykırı gelir. Bu minvalde dostluk ise benim düşüncelerime ne Tanrı'dan ne de dünyanın güzelliklerinden gelmemiş yani bir yaşam alanı sunar.