Ama orada gördüğüm kahramanlıklar, zafere olan inancımı her zamankinden daha çok güçlendirdi. Anladım ki halkı doğru gözlemlersen, halkın gerçeğini bilirsen yönetici sorumluluğunu da daha iyi yaparsın.
Kürtlerin şal ve şepikleri endamlarından süzülüyordu. Böyleleri azdı, fakat ilgimi üzerlerine çekmeye yetecek kadar vardılar. Kürtlerin şal ve şepikleri önce de ilgimi çekerdi, zaman zaman sorularımın sebebi oluyordu. Şeb, şev'den geliyordu ve bu kıyafetlerin orjinliği Zerdeştê Kal'dan kaynağını alıyordu.
Sarmaşık gibi toprağın derinliklerinden yukarıya yükselir, çünkü tarih günümüze doğru boy verir. Bir grup insan tüm köklülükleriyle karşımızdaydılar. Nedendir bilmem, fakat buranın toprağı ve insanları Kürt destanlarının kaynağı gibi hafızamda canlanıyor. Kürt birliği tohumları güneşi ve toprağı bekliyormuş gibi insanın aklına yeni doğumlar getiriyor. Yarım kalmış destanlar Baqi Xi-do'nun sesiyle bu topraklardan yükselip, karşında Kürt aşiret ve gruplarını canlandırır. Derwêş'in atının izleri tüm asilliğiyle kendini hissettirir. Her ne kadar ince bir perde gibi yaşadığımız anlar hâkim olsa da esasında aklımız ve hislerimiz zaman tarafından tutuklanmıştı.