Anna Karenina romanında en çarpıcı anlardan biri, Anna’nın tren istasyonunda intihar ettiği sahnedir. Bu an, Anna’nın yaşadığı yalnızlığın ve çıkışsızlığın doruk noktasıdır.
Anna, Vronski’ye olan aşkı için her şeyini bırakır ama bu aşk zamanla onu toplumdan dışlar. Başta özgürlük gibi görünen bu ilişki, sonunda Anna’yı yapayalnız bırakır. Tren istasyonu, onun hem kaçmak hem de her şeyi bitirmek istediği yerdir.
Tren rayları romanda ölümün habercisi gibidir. Anna artık ne kocasına ne oğluna ne de Vronski’ye tam anlamıyla ulaşabildiğini hisseder. Bu sahne, insanın toplumun kurallarına karşı çıktığında nasıl yalnızlaşabileceğini gösterir.
Anna’nın raylara atlayışı, Tolstoy’un aşk, suçluluk ve vicdan üzerine anlattıklarının en acı finalidir. Okuyucuda uzun süre unutulmayacak bir iz bırakır.