Kitabın başı Türkiye sınırıyla Suriye sınırı arasında olan bir köyde doğan bir bebekle başlıyor Annesi kuma olarak gelmiş ve bebeğini mayınlı bir tarladaki bir ağacın altına bırakıyor daha sonra köyde herkesi vuruyor en son kendi ölüyor ve anlaştığı bir kişi vardı onun tarafından suriyedeki bir kampa bırakılıyor orada bir bomba patlaması sonucu yüzüne şarapnel saplanıyor ve yüzü dağılıyor.
Kitabın konusu savaşın ortasında doğan bir bebek olarak zamirin barış için sunucu denetçi olarak çalışmasını anlatıyor.Kitabın sonlarına doğru Tanrıya dinlere bir eleştiri içeriyor kitap.Başlarda Zamir barışa inanmıyor barış için devletleri insanları grupları ikna etmek görevini yapıyor sonlarına doğru her insanın kendinin bir Tanrı olduğunu düşünerek savaşların ölümlerin katliamların son bulacağını anlatıyor yazar eleştirel bir dille. Zamir
Sadece şunu biliyorum:Bütün bunlarda bir terslik var!Yaptığım işte bir terslik var!Çünkü doğada barış diye bir şey yok.Her canlı hayatta kalmak için savaşır.Hem de sürekli!Hayat bir savaştır!Onun için de bu yaptığımız işin bu dünyada yeri yok!