Eylül

Eylül
@Sevgi_yuma
Öğrenci
Sıtkı Koçman Üniversitesi -okul öncesi öğretmenliği 2. Sınıf öğrencisi
34 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kitaplığımdaki bekleyen kitaplar *Binboğalar efsanesi *Üç Anadolu efsanesi *Çok hisseden çocuk *Tarihi değiştiren olaylar *Rezonans kanunu *Bir Ada hikayesi 1/2 Almak istediğim kitaplar *360° bir dünya turu seyahatnamesi *Coğrafyamızı adımlarken hatırda kalanlar *Seyahatname dünyanın tasviri *Üç medeniyetin izinde *İstanbul ve Anadoluya seyahat günlüğü *Han hanedanı tarihi *Kısa süren saltanat *Autswitch kütüphanecisi *Yeşilin kızı anne 9 *Cassandra düğünde *Meyus takvimi *Virgiana Wolfdan yazarlık dersleri *Tek kanatlı bir kuş *Bir ada hikayesi 3 4 *Allah'ın askerleri *Kimsecik üçlemesi *Mezarımdan yazıyorum *Bir yazarın günlüğü *Vasi *Sheyma *Gurur ve önyargı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Annabel Lee şiirinden esinlenip kendi yazdığım hikayem
"Artık ömrünün son anlarında olan bir adamım ben. Bu satırları yazıyorum ki bu evde yarım kalan aşk hikayem unutulmasın. Benim adım Ozan. 68 yaşındayım. Sonunda sevdiğimle kavuşmama az kaldı. Sıcak bir haziran gününde, sevdiğimle aynı anda doğdum. Aynı anda inletti göğü ağlamalarımız. Sevdiğim, Sevda'm yan komşumuzdu. O da benim gibi çiftçi bir ailedendi. Birlikte büyudük. Ailelerimizin dediğine göre ilk kelimelerimizi birlikte söylemiş, ilk adımlarımızı birlikte atmışız. Çok yakın arkadaştık. Sabahtan akşama kadar oyun oynardık. Biz 7 yaşındayken imparatorluğumuz savaşa girdi. Biz çocuktuk, bir şey anlamıyorduk ama ailelerimiz gergindi. Günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovaladı. Savaşta 3. yıldı ve imparatorluğumuz toprak kaybediyordu. Düşman güçleri her geçen gün daha fazla ilerliyordu. Bir akşam yemeğinde babam göç edeceğimizi söyledi. Bu her şeyi geride bırakmak anlamına geliyordu. Evimi, köyümü... Sevda'mı... Nasıl bırakırdım Sevda'mı? Yapamazdım onu bırakmak istemiyordum. Arkadaşımdı, kardeşimdi o benim. Yalvardım babama gitmemek için. Ama onun kararı kesindi. Gidecektik. Sevda'yı geride bırakarak gidecektik. Nefes alamıyordum, her şey üstüme üstüme geliyordu. Koşarak çıktım evden. Sevda'yla en sevdiğimiz yer olan göle doğru koştum. Oturdum yere, çektim dizlerimi hıçkıra hıçkıra ağladım. Orada oturmuş ağlarken ayak sesleri duydum. Birisi koşuyordu. Sevda gideceğimizi öğrenmiş olabilir miydi? Belki buraya geldiğimi görmüş ve bana teselli vermeye geliyordu. Beni ağlarken görmesini istemedim. Erkekler ağlamazdı. Gölde elimi yüzümü yıkadım ve Sevda geldi. Gözleri kan çanağı gibiydi. O da ağlıyordu. Beni gördüğü gibi sarıldı ve 'Ozan biz-biz-biz göç edecekmişiz!' dedi. Onlar da mı gidiyordu? Elim ayağım boşaldı. Dizlerim artık beni