Üç kitaptan oluşan serinin birinci kitabı olan Pia Mater, edebiyatımızda nadir bulunan bir nöroroman eseri olup, aynı zamanda bir sinirbilimci olan yazarın bilgi ve tecrübesini edebi kurgu aracılığıyla okuyucuya aktarıyor. Bilimle aksiyonun harmanlanarak yazılmış olduğu kitap son bölümlerine kadar oldukça karmaşık ve insanı her seferinde daha fazla merak ve belirsizliğe sürükleyen bir girdap gibi. Ne kadar çok okursanız, o kadar merak ediyor, tam da merakınız giderilirken yeni bir bilinmezliğe giriyorsunuz. Ve kitabın sonu da bu merak ve bilinmezliğin tam ortasında bitiyor.