Bir kadının en çaresiz kaldığı anlardı gözyaşlarına yeniliş anları... Acıyan canını ve yanan yüreğini en iyi boğazından kopan hıçkırıkları ifade ederdi.
Bazı şeyler ömründe bir kere denk gelir insana, ölüm gibi, aşk gibi... Ölümden kaçamazsın fakat aşktan kaçabilirsin. Ve eğer aşktan kaçarsan, bomboş yaşayarak göçersin bu dünyadan.
Bazı kalpler, sonunu kendi seçer. Riyakardır sevmeler. Ziyansızdır haykırışlar. Sonunu bildiğin kitabı defalarca okumak gibidir, çekeceğin acıyı bile bile ettiğin canhıraş ihanetler. Va kaçınılmazdır, acının seni sarmaladığı dumanlı geceler. Merhaba dersin, merhaba ey vicdan yarası. Selam olsun sana, yüreğimi kanatan merhamet yanığı.
Tükenmeyen ihanetlere, sonu gelmeyen tüm kalp sancılarına, ömrünü pişmanlığın kor avuçlarına peyda edenlere selam olsun!