İyileşmek...
Bir sabah, her şeye söz vermişken tam da...
Işıkların yüzünde parlamasına, rüzgârın saçlarına dokunma- sına, kalbinden geçen yolların o şehirlere ulaşmasına izin ver.
İyileşmek derken anlamak; anlamak derken hissetmek
Uyanık olmakla yorulmadığın, koşarak terlemediğin, yeni- den yaşamaktan mutlu olacağın bir his
Artık bilmediğini anlayacak, emin olmamanın nasıl bir şey.
olduğunu bileceksin; ki gerçekten öyle olacaksın, iyileşeceksin.
Eğer öyleysen o gün her şeyin başlangıcı olacak.
O gün beyninden geçen damarların bir nehir, kalbine karı-
şan kan, yaşama sevincin olacak..
O güne izin ver.
Bırak güneş vursun ruhuna.
Eğer evin yanıyorsa, yapman gereken en önemli şey geri dönüp yangını söndürmeye çalışmaktır, evini yaktığına inandığım kişinin arkasından gitmek değil .
Hiçbir şey kendinizi mutlu görmekten, tutku duyduğunuz şeyler karşısında yeniden heyecanlanmaktan, sizi üzen şeylerden kurtulmaktan, yeniden ışık saçabilmekten ve yeniden gerçekten gülümseyebilmekten daha güzel olamaz.
Kalbini kıran ama ruhuna hu zur veren kararları almak kolay değildi.
Seni tetikleyen şeylerden kaçmak, seni anlamayanlardan uzaklaşmak, çıldırmamak için nefesini tutmak kolay değildi.
Bu yıl birçok şeyi beraber yaşadın, kaybettin, kazandın, ba- şarısız oldun, insan kaybettin, ağladın, güldün, ihanete uğra dın, sevdin, sevilmedin.
Ama her şeyden önce öğrendin:
Herkes seni anlamak zorunda değil.