İnsan ömrü, başkasının yanlışlarının yükünü kendi omuzlarına alamayacak kadar kısaydı. Herkes kendi yaşantısını yaşar, bunun bedelini de kendi öderdi. Acınacak tek şey, insanın bir tek yanlışlık için sık sık bedel ödemek zorunda kalışıydı. Gerçekten insan, suçunun cezasını bir daha, bir daha çekiyordu. Kader insanlarla alışverişinde defteri hiç kapatmıyordu.
Sevmedim . Wwjelelmdjdldkdnjdkdndnjdndndjsnndjdksndnjdjdnsnkdkdjdnndndjdjdndndkdmndjdjdkd
Hakskdndkkdkdndjdkdkfnjfkfkfnjdkdkdkfkfk
Doldurulacak gibi değil :)
Dostoyevski, dostlardan başkasına anlatılamayacak şeyler vardır, diye yazıyor; hatta bazıları dostlara bile anlatılmamalı; bunların arasında bir de insanın kendisine bile anlatmaması gereken şeyler var!
Sayın Süleyman Demirel o zaman
Başbakandı. Bakınız ünlü politikası var, Süleyman Demirel’in.İti ite kırdırma politikasıdır bunun adı. Ve çıkarmıştır, sağcıları örgütlemiştir. Türkeş vasıtasıyla ülkücüleri örgütledi, silahlı eğitimlerden geçirdi.
68’e silahı sokan hükümettir. Bunu ülkücülerin eliyle sokmuştur. Vedat Demircioğlu 68’in ilk şehididir, devrimci şehididir. Benim çocukluk arkadaşımdır, aynı memleketteniz. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde benimle beraber olduğu gecenin sabahında binanın damından atılarak öldürülmüştür. Bakın 68, hiçbir zaman silaha sarılmadı. 68 silaha sarılmaya zorlandı. 1971’de olan bireysel terör eylemleri ortaya çıktı. Bunlar 68’i bağlamaz. 68, bugünün davasıdır.