Sevim tren

“Beni sev ya da benden nefret et, ikisi de benim yararıma. Seversen hep kalbinde, nefret edersen hep aklında olurum.” Louis Aragon
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ama yıllar geçtikçe, insanları daha iyi tanıdıkça, yeni insanları hayatına havai fişeklerle dahil eden kişilerin naif insanlar olduğunu, uzun süredir sevgi açlığı yaşadığını, sevilmeme endişesi taşıdıklarını fark ettim. Bu endişe sebebiyle kimseyi kaybetmemeliyim gibi bir düşünceyle hayatına yeni insanları aldığın zaman, bazen hiç hak etmeyen insanlara hak etmediği bir değeri vermiş oluyorsun. Aradan biraz zaman geçince, emeklerinin karşılığını bulamayınca, çok fazla yatırım yaptığın için çok fazla üzülüyorsun.
Bir yanlış anlaşılmadan dolayı işlemediğin bir suç sebebiyle tutuklanıp hapse düştün. Ancak senin elinde suçsuzluğunu ispatlamak için çok sağlam kanıtlar var. Böyle bir durumda, içine düştüğün hapishane, olumsuz fiziksel koşulların verdiği rahatsızlık haricinde seni çok kötü etkilemeyecektir. Ertesi gün durumunu ispat edeceğini ve sıcak yuvana, ailene döneceğini düşünürsün. Sen bunları düşünürken, koğuşun diğer tarafında uyuklayan adam gelir ve neden buraya düştüğünü sorar sana, sen de kısaca durumu anlatırsın. Adam da sana, ben de aynı durumdan dolayı buraya düştüm, her şeyi ispatlamama rağmen altı yıldır hâlâ buradayım der. Bunu duyduktan sonra, aynı ortam bu sefer sana inanılmaz rahatsızlık vermeye başlar, kendini çok kötü hissetmeye başlarsın. Fiziksel anlamda hiçbir şey değişmemesine rağmen, sadece ortadaki umudun kayboluşu bütün hissedilenleri değiştirmiştir.
Ama bilmediğin bir şey var: O masada oturan her kişi, diğer üç kişi hakkında benzer şeyleri düşünüyor. Kendimizde eksik olan iyiyi fark ediyoruz diğerlerinde. Ve diğerlerinin ne kadar da mutlu olduğunu. “Ben hariç herkes ne kadar da mutlu!” Bu çok acı bir şey, düşünsene, sanki hayatın gizli bir formülü var. Herkes onu bulmuş gibi görünüyor ama sen bulamamışsın. Çaktırmamaya çalışıyorsun ama için içini yiyor, bende bir yanlışlık var, ben eksiğim diye. Bu duygunun arkasından ortaya panik duygusu çıkıyor, çözmeliyim bu problemimi diyorsun. Ve hızını hiç kesmeden çözüm arayışı başlıyor.
Ne zamanki bir kişi yaptığı hiçbir şeyin bir fark yaratamayacağına inanırsa, çaresizliği ve hiçbir şey yapmamayı öğrenecektir."