elimdeki makineliyle etrafa, yere, havaya doğru ateş açtım. kalabalık kaçıştı. içlerinden bir sivil kaçamadı. onu yakaladım. kimsin, ne istiyorsun benden, diye sordum. ayaklarıma kapandı. beni çocuklarıma bağışla, diye yalvarıyordu. omzuna ayağımla vurdum. kalk çabuk, def ol yanımdan, dedim. belediye başkanıymış. kalktı ve kaçmaya başladı...
isteseler, ellerindeki otomatik silahlarla kendilerini çevirenlerden bir anda sıyrılabilirlerdi. o güne dek silahlarını öldürmek için ateşlememişlerdi... öldürme duygusu onları her zaman tedirgin etmişti..