Ömrüm boyunca aradığım o güven duygusu, kayıplarımın arasında saklanmış bir hazine gibi önüme serildi. O an, içimde yıllardır aç kalan bir yanım doydu. Çocukluğumun elleri üzerimdeydi, ilk defa kendimi gerçekten “tamamlanmış” hissettim. Bu kadarcık bir sevilme, bu kadarcık bir sevildiğini bilmeydi hayatttan istediğim.
İlk kez biri kendinden bana bir şey anlatmaya çalışarak konuşmuyordu benimle. Buna o kadar alışkındım ki. Birine ufacık kendimden söz etsem, hemen sohbetin onun dünyasına dönmesine o kadar alışkındım ki.