Çağnam Erkmen’de şöyle diyor:
“Konuşmak için konuşmayacağını öğrendin çoktan. Konuşarak varlığını ispat etmezsin. Konuşarak değil, çabalayarak var olursun.”
Barış Müstecaplıoğlu da şöyle diyordu
“Hayatını tümüyle başkalarına adamanın en doğru yaşam biçimi olmadığını, kendini mutlu eden şeylerden tamamen uzak kalırsan ve bütünüyle yanlızlaşırsan yüreğinin kararmaya başlayacağını, kararmış bir yürekle kimseye faydan dokunmayacağını geç de olsa ayırt et.”
Ahmet Ümit yirmili yaşlarında “Hayatta tek bir gerçek var , o da benim ideolojim ve benim düşüncem” diyecek kadar dar görüşlü. O yıllara gidip ona bir nasihatta bulunacak olsam “Böyle yaşamaya devam et” derdim. “Aman şunları yapma, bak zarar görürsün” demek, daha akıllıca, daha hesaplı ya da temkinli davranmaya yöneltmek onun ruhunu bozardı. Çünkü her hayat biriciktir.