Diyorum ya -saçmalık! İnsan ırkının bir üyesi olduğunuz için şiir okursunuz, insan ırkı da tutku doludur! Tıp, hukuk, bankacılık- bunlar hayatı sürdürebilmek için gereklidir. Peki ya şiir, romantizm, aşk, güzellik? Bunlar ise uğruna hayatta kaldığımız şeylerdir!
Whitman'dan alıntı yapıyorum:
"Ah ben! Ah hayat! Yinelenip duran soruların,
Uçsuz bucaksız vefasızlar silsilesinin,
Aptallar dolu şehirlerin...
Ortasında ne faydası var, ah ben ah hayat?"
Cevap
"Yaşıyorsun işte -Hayat var, hüviyet de öyle,
Zorlu oyun devam ediyor, belki sen de katılırsın bir dizeyle."
Çoğu hayatlarını biraz olsun kendi kapasitelerine uygun hâle getirmeden önce iş işten geçene kadar beklemedi mi? Başarının o yüce tanrısallığını kovalarken gençlik hayallerini heba etmedi mi? Bu adamların çoğu şimdi nergis gübresi!
Topla gül goncalarını toplayabiliyorken
Zaman akıp gidiyor:
Aynı çiçek sana bugün gülümserken,
Yarın solup gidiyor.
'Topla gül goncalarını toplayabiliyorken, bu fikrin Latincedeki karşılığı Carpe Diem'dir. Bunun ne anlama geldiğini bilen var mı?'
'Carpe Diem,' dedi Latince âlimi Meeks. 'Anı yaşa.'