Şevval

Şevval
@Sevvalaknc
Puan vermedi·104 syf.··
2024 9. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2024 16:39
Huzursuzluğumuzun ana sebebi, ulaşılması mümkün olmayan sabit bir kesinliğe ve tutunacak somut şeylere dair bir istek duymamızdır. Doğru işi, doğru eşi ya da hayatımızdaki herhangi bir “doğru” şeyi
SıçrayışPema Chödrön · Koridor Yayıncılık · 2020323 okunma
Reklam
Puan vermedi·148 syf.··
2024 8. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 12:31
Siddhartha, hepimizin hikâyesi. Arayışta olan, sorgulayan, yolunu bulmaya çalışan Siddharthalarız hepimiz.O, bireyin hakikati ancak kendi deneyimleriyle bulabileceğini savunan bir karakter. Kendi içsel yolculuğunu keşfederken bizleri de hayatı sorgulamaya davet ediyor. Roman boyunca Siddhartha, bir rahip, bir tüccar, bir baba, bir sevgili, hatta dünyevi zevklere kendini kaptıran rezil bir kumarbaz olarak pek çok farklı yolu deniyor. Ama yollar nasıl güzel.. Siddhartha öğretmenlere ve öğretilere karşı. Fakat bu bir başkaldırının değil bireysel farkındalığın ifadesi. Çünkü o gerçek bilgeliğin başkalarının sözlerinden değil, bireyin kendi deneyimlerinden geçtiğine inanıyor. Ve ekliyor; “Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir.” Çünkü ona göre sorgulamadan kabul edilen inançlar ve öğretiler, bireyin kendi hakikatini bulmasını engeller. Siddhartha, yaşamı bir bütün olarak deneyimlemeden, acı ve mutluluğu tatmadan, yalnızlık ve aidiyet arasında gidip gelmeden, gerçeğin anlamına ulaşamayacağını, en zor bulmacanın da yine kendisini anlamak olduğunu fark ediyor. “Ve dünyada kendim kadar, Siddhartha kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok.”
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2024 6. kitabı
Kitaptan bir alıntı ile başlamak istiyorum “..kişi, beynin ön kısmına yerleştirilmiş olan kuvve-i hayaliyeyi bir muhbir gibi kabul etmelidir. Beynin arkasında bulunan kuvve-i hafızayı ise hazine vekili gibi kabul etmelidir. ” Yani İmam-ı Gazali (1058) prefrontal korteksin yaratıcı düşünme ve hayal kurma, parietal korteksin ise mekansal hafıza ve bilgileri organize etme işlevlerine değiniyor. Buradan beynin yapısına dair derin bir bilgiye sahip olduğunu anlıyoruz. Beyin, vücudun kontrol merkezi olarak işlev görür ve çok sayıda karmaşık süreci yönetir.Beyin hem bilişsel işlevlerin hem de bedenin tüm fizyolojik süreçlerinin koordinasyonundan sorumlu bir organdır.Düşünme, hafıza, öğrenme, problem çözme, dil öğrenme, planlama, muhakeme ve karar verme, duyguların işlenmesi, sosyal ilişkilerde nasıl davrandığımız ve çevremizle nasıl etkileşime girdiğimiz vs hepsi beynin sorumluluğunda. Bunları günümüz şartlarında detaylıca biliyoruz. Peki Kalp? Modern bilim, kalbin esas işlevini vücuda kan pompalamak olarak tanımlar. Kalp, dolaşım sisteminin merkezinde yer alır ve sürekli olarak kanı tüm organlara, dokulara ve hücrelere taşır. Bu süreçte oksijen ve besin maddelerini hücrelere ulaştırırken, karbondioksit ve atık ürünleri de vücuttan uzaklaştırır. Durum böyleyken biz neden cümlelerimizde hep kalbe atıfta bulunuyoruz? Kalbini kazanmak, kalbini kırmak, kalbi temiz, kalpten kalbe yol vardır, kalbini almak, kalbine söz geçirememek… İmam-ı Gazâlî neden beynin sırları ve faziletleri değil de kalbin sırları ve faziletleri üzerine yazmış?
Kalbin Sırları ve Faziletleriİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 01,290 okunma
Puan vermedi·286 syf.··
2024 5. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 20:04
"Sevdiğim biri, bir zaman, bana/ Karanlık dolu bir kutu verdi/ Uzun yıllarımı aldı anlamak/ Bunun da bir armağan olduğunu" diyor şair Mary Oliver. sevdiklerimiz bize kimileyin aydınlık kimileyin karanlık kutular verir. Her biri hediyedir. Artık birisi bize bir şey vermediğinde fark ederiz her birinin bağış olduğunu. Aile tıpkı zihin gibi, bir cenneti cehenneme, bir cehennemi cennete çevirebilir. Onun üzerine düşünmek, onu hissetmek suretiyledir ki biz payımıza düşen sorumluluğu fark eder ve bir şeyleri daha iyi kılmanın yollarını ararız." diyor Kemal Sayar. İşim gereği çok fazla insanın kutusuna tanık oldum. Karanlık, aydınlık, yırtık, kırık, desenli, büyük, küçük.. Bir çok kutu. Aile bize bu kutuların verildiği ilk yerdir. Arapça kökenli olan aile kelimesi 'ihtiyaç duymak, muhtaç olmak' anlamındaki ala kökünden türetilmiş. Hayatın keşmekeşinden koruyan, sıcaklık veren, her şeye rağmen kabul edildiğimizi bildiğimiz, bağ kurduğumuz, ait olduğumuz aile en çok ihtiyacımız olan şey değil midir?
Hatıraların Evi– Günümüzde AileM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 2022406 okunma
Puan vermedi·282 syf.··
2024 4. kitabı
Gece Yarısı Kütüphanesi, geçmişte yapmadığımız seçimleri yaparak nasıl bir yaşam süreceğimizi deneyimleme şansı sunuyor. Her kitap, başka bir hayatı temsil ediyor. “O işi kabul etseydim, o insanla hiç tanışmasaydım, o üniversiteye gitmeseydim, o evlilik teklifini kabul etseydim, o şehre taşınsaydım…” gibi pişmanlıklarımızdan birini seçiyoruz ve keşke demediğimiz o hayatı deneyimliyoruz. Aslında hepimiz zaman zaman bunu düşünmüyor muyuz? Keşke o zamana geri dönebilseydim, kesinlikle böyle davranmazdım” diyoruz. Kitap da tam olarak bunu soruyor: Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın? Ancak, geçmişi sürekli sorgulamak, elimizde olmayanı geri getirme arzusundan doğan boş bir çaba değil mi?. “Yapmasaydım nasıl olurdu?” diye düşünmek, şimdiki ana haksızlık etmekten başka bir şey değil. Her seçim, o an için en iyi seçenek olarak yapılır; çünkü bu seçimler, mevcut bilgilerimize, hislerimize, ihtiyaçlarımıza ve arzularımıza dayanır. Hayatta hangi yoldan gidersek gidelim, her yolun kendine özgü değerleri ve zorlukları var. Her seçim, bizi biz yapan bir parça. Zamanla her yolun anlam kazandığını görürüz. Bu yüzden, yaşadığımız hayatın en iyi ihtimal olduğunu düşünerek anlam aramaya devam etmeliyiz.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202597,9bin okunma
Reklam