Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.
Yöntemleri ölüm kaygısı kaynaklarının entelektüel çözümlenişine dayanıyordu. Ölümden yabancı olduğu ve onu tanımadığımız için mi korkuyoruz? Eğer öyleyse hata yaptığımızı, çünkü ölümün sandığımızdan çok daha fazla tanıdık olduğunu söylüyordu. Hem uykumuzda veya bilinçsizlik durumunda ölümü her gün tadıyorduk, hem de dünyaya gelmeden önce hepimiz varolmama halini yaşadığımız ebediyetten geçmiştik.
Hayat bir parça nakış işlemesine benzetilebilir. Hayatının ilk yarısındaki herkes işlemenin ön tarafını görür, ikinci yarısında ise tersini. İkincisi o kadar güzel değildir, ama daha öğreticidir, çünkü iplerin birbirine nasıl bağlandığını görmemizi sağlar.
-Arthur Schopenhauer