📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Canlılar için cennet, cehennem ve zindanın kapıları açıktır ama kocaman ‘maden anahtarlar’la değil, kanda bir dizi kimyasal bileşimin olması ve diğer bir dizinin olmamasıyla.
Tarihi kayıtlar göstermektedir ki çoğu mütefekkir, manevi içgörüye uygun iç şartları yaratmak amacıyla, sistematik olarak gövde kimyalarını değiştirmeye çalışmışlardır.
Vitamin yetersizliği ve düşük kan şekeri için açlık çekmedikleri veya histamin, adrenalin ve çözülmüş proteinle zehirlenmek için kendilerini dövmedikleri zamanda sıkıntının psiko-fiziksel belirtilerini oluşturabilmek için uykusuzluk çekiyorlardı ve rahatsız durumlarda uzun süreler dua ediyorlardı.
Ara verdiklerinde sonsuz mezmurlar okuyorlardı, böylelikle de akciğerler ve kan deveranındaki karbon dioksit miktarını arttırıyorlardı veya eğer doğulu iseler aynı amaca ulaşabilmek için nefes idmanları yapıyorlardı.
Münzevi mütefekkirler için her yıl birkaç büyük perhiz vardı. Ve oruçlar arasında bile beslenmeleri son derece yetersizdi, işte birçok manevi yazarca tanımlanmış olan vicdan ve depresyon ızdıraplarının nedeni, işte umutsuzluk ve kendini eziyete varan ürkütücü eğilimlerinin nedeni.
Ama aynı zamanda işte o telepatik ‘ruh idrakleri’, peygambervari içgörüleri, cennete ait hayal ve terimler biçiminde görünen ‘bedava keremlerin’ nedeni. Ve işte, son olarak, her şeydeki bire dair ‘telkinli tefekkürlerinin’, ‘karmaşık bilgilerinin’ nedeni.
(Yetersiz beslenme sonucu oluşan vitamin eksiklikleri bedeni güçsüz düşürdüğü gibi beynin etkinliğini de azaltır. Yeterli besin alamayan beynin 'eleme vanası' gevşer bir nevi meskalin etkisi yaşanır.)