"Olup bitenlere şu oğlanın henüz tam aklı ermiyor, biraz daha büyüsün midesi de bulanmaz, ağlamaz da. Belki de her şeyi... doğru bulmasa bile ağlamaz, biraz daha büyüsün yeter ki."
"Neye ağlamam, Bay Raymond?"
"Bazı insanların hayatlarını bazı insanların hiç düşünmeden cehenneme çevirmesine ağlamazsın. Beyaz insanların, bir an olsun onların da insan olduklarını düşünmeden siyah insanların hayatlarını cehenneme çevirmelerine ağlamazsın"
"İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır."
.........
"Bülbüller bizi eğlendirmek için şarkı söylemek dışında bir şey yapmaz. İnsanların bahçelerindeki bitkileri yemezler, mısır ambarlarına yuvalanmazlar, tek yaptıkları iş bize içlerini dökmektir. İşte bu yüzden bülbülleri öldürmek günahtır."
"Hiç anlayamıyorum. Bence bay Arthur cennete gitmek peşindeyse en azından verandaya çıkar. Atticus'un dediğine göre sen ne kadar seversen Tanrı da insanları o kadar severmiş."
Bayan Maudie sallanmayı bıraktı, sesi sertleşti: "Sen bunu anlayamayacak kadar küçüksün," dedi, " ama bazen bir adamın elindeki İncil..... babanın elindeki viski şişesinden daha tehlikeli olabilir."
Neye uğradığımı şaşırdım."Atticus viski içmez," dedim. " Hayatında tek damla bile içmemiş...aa, hayır içmiş. Dediğine göre bir kez içmiş ve hiç beğenmemiş."
Bayan Maudie güldü. "Senin babandan söz etmiyordum," dedi. "Atticus sarhoş oluncaya kadar içse bile içmedikleri halde kötü olan bazı adamlar kadar kötü olamaz. Bazı adamlar vardır, o adamlar...öbür dünyayla o kadar meşguldürler ki bu dünyada yaşamayı hiç bilmezler, şu sokağa bak, sonucu görürsün."