Bir çok kimseler büyük göç gününde yalnız kalmaktan dehşet duyarlar. Ölürken etraflarında, yüzlerini muslukta yıkayıp yıkayıp odaya giren, kızarık gözler ve şiş burunlarla gülümsemeye uğraşan candan insanlar bulmak hayalî onları bütün ömürlerince nelere katlandırmaz.
Cahil kişilerin ruhu gübrelenmemiş , sürülmemiş topraklar gibi katıdır.Ön yargılar bu ruhlara , kaya diplerinde biten otlar gibi sımsıkı yapışır, inatla büyürler. Bunları söküp atmak , kökünden kurutmak zor mu zordur.