Esasen, ruhun kusurları da, tıptı yüz kusurları gibi çoğu zaman ihtiyarlıkla birlikte artmaya başlar, yeni fikirleri hazmedecek gücü olmadığından, onları kendisine maledemeyen ihtiyar, olgunluk yaşındaki eskimiş fikirlerine hırçın bir inatla yapışır. Koltuk değneği gibi kendisine eşlik eden tecrübelerinin üstünde yükseldiği zaman sorunlara hâkim olduğunu sanır. Kendisine karşı çıkıldığı zaman bunu bir hürmetsizlik olarak algılar, kızar, köpürür. Bir çocuk gibi, inatçı ve öfkelidir.