Rabia Erel

Rabia Erel
@Seyyah0
Öğrenci
Lisans
Kütahya
14 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Neyi erken yaşamışsanız ona geç kalmak?
7/10
·184 syf.··
2019 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2019 03:58
Zamanında okuduğum ama artık görmek bile istemediğim kişisel gelişim canavarı kitaplarının bir tık üzerinde olan bir kitaptı.Simyacı'yı okumaya çok geç kaldığım içindir ki,şairin dediği gibi ''ben neyi erken yaşadıysam hep ona geç kaldım'' hissi uyandırdı.Yani taaa en başından Santiago ben olduğum için,onun hikayesini okumaya geç kalmışım.Ama erken vakitlerde de (genç iken :) ) o hikayenin bizzat içinde yer almışım. Şövalye kitapları okuyup kendine şövalye diyen Don Kişot'un aksine,şövalye olup şövalye kitapları yazdıran biri gibi. (Kendime Şövalye demek istemedim.Siz de inanmayın zaten.Şövalye zannettiğiniz adamların aslında alüminyum folyoyla kaplanmış denyo olduklarını görmeniz zaman almasın diye diyorum) :) Kısacası bu kitaptan,içindeki hikayeden ve güzel felsefe taşlarından alıp kendime katacak bir şeyim yok.Gündelik hayatta kafası çalışan herkesin deneyimleyebileceği ve uygulayabileceği şeyler.Her cümlesi ve felsefesi zaten doğuştan içimdeymiş ve ona uygun yaşamışım bu zamana kadar.Aynen öyle yaşamaya da devam.Hal böyleyken 15-20 yaş aralığımda okusaydım kurşunu altına kesin çevirebilirdim :) Yani aldığım tek ders şudur 'her şey zamanında güzel' okumak bile. (Kurşunu altına dönüştürme işine o kadar takıldım ki,kuyumculara simyacı gözüyle bakıcam artık) Son olarak,Paulo Coelho kitapta Tevrat,İncil ve Kur'an'dan bir çok kesitle ortaya çıkmış.Tevrat ve İncil'i överken,minarede ezan okuyan İmam'dan 'kuleye çıkıp şarkı söyleyen adam' diye bahsetmesi kendisinin terbiyesizliği.Yakıştıramadım.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2015246,4bin okunma
Rabia Erel
İncelemenize katılmıyorum neden yorum yazıyorum diye soracak olursanız da son söyleminiz dikkatimi çekti, öncelikle kitabın orjinal dilini okumadığınızı hatırlatmak isterim, ardından da siz eğer yazarın tüm kitap boyunca ne anlatmak istediğini nitekim verdiği mesajları yeterince algılayabilmiş olsaydınız zaten öyle bir incelemede bulunmazdınız derim. Biz öğrenilmiş davranışlardan ötürü "namaza davet için ezan okuyan bir müezzin" görürüz ama bundan yüzyıllar önce Afrika' ya ilk kez giden çoban "kuleye çıkıp şarkı söyleyen birini" görür. Örneğin vaftiz edilmeyi betimleyecek olsaydık "bireyleri suya batırıp çıkarmak" olarak tanımlayabilirdik. Hakaret olur muydu tabi ki olmazdı duygusal bağ kuramadığımız bir şeyi yalnızca gözleme dayalı bir anlatımla inananlar hissedenler gibi yorumlayamamız çok normal olurdu. Kaldı ki ezan demesi beklenilemezdi. Hala yazarın ayıp ettiğini düşünüyorsanız elbette haklısınızdır belki ama bu da benim görüşümdü. Saygıyla