İbrahim

İbrahim
@Seyyah05
Bir derdin varsa,varsın.Bir derdin varsa,bir dünya kurarsın. Derdimiz kadarız. Derdimiz; rızay-ı ilahi, iman-ı kamil, amel-i salih, hakikat ve ahlakî kemâle yaklaşmak...
Rızkın sadece mal olması şart değildir. Rızık bazen ahlak olur, bazen de güzellik Bazen rızık keskin bir akıl Bazen de güzelliği ve kemali arttıran bir hilm olur Rızık, şerefli bir aile ve akrabalar da olabilir Kezâ rızık, faydalı bir ilim yahut uzun bir ömürde olabilir Bazen temiz bir kalpte rızık olabilir, insanlara sevgiyle ihsanda bulunan... Gönül huzuru da rızık olabilir, zira gönül huzura erendir asıl rızıklandırılan. Rızkın mal olması şart değildir; kanaatkâr ol ve Allah-u Teâlâ'ya hamd et...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz Biz neşâtın da gâmın da rûzgârın görmüşüz (Zaman bağının baharını da gördük güzünü de; üzerimizden neş’e rüzgârları da geçmiştir gam fırtınaları da.) Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz (Mevki sahibi olunca zafer sarhoşu oluverme; zîrâ böylesine mest (sarhoş) olup sabah olunca da baş ağrısı çeken binlercesini görmüşlüğümüz var.) Top-ı âh-ı inkisâra pây-dâr olmaz yine Kişver-i câhın nice sengîn hisârın görmüşüz (Gönlü kırık olanın atıverdiği âh topunun nice büyük sultanların muhkem kalelerini yıktığını biliriz.) Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz (Derd ehli olanların kırıklıkla döktükleri gözyaşlarının yaptığı seller önünde nice gösterişli kâşânelerin, mâlikânelerin yerle bir olduğunu biliriz.) Bir hadeng-i cân-güdâz-ı âhdır sermâyesi Biz bu meydânın nice çâbük-süvârın görmüşüz (O garipler ki, bütün sermâyeleri can yakıcı bir âh silâhından ibarettir ama, onu şöyle bir attıkları zaman, nice hızlı süvarilerin vurulup yere serildiklerini gördük.) Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı cây-gâh Bî-aded mağrûrun sadr-ı i’tibârın görmüşüz (Sadarette itibar üzere oturan nicelerini gördük ki; gün geldi de onlar el pençe vaziyette pabuçluğu mekân tuttular (yani hizmetçi oldular)
Kindî'den bir dostuna dua pasajı.
Allah seni kudretiyle himaye etsin, tevfikiyle doğruya yöneltsin, âfiyet vererek her türlü hatadan korusun, en temiz işleri nasip ederek başarılı kılsın, hoşnutluğuna ve ihsanına lâyık olacak derecede ilahi bilgisine ulaştırsın. İyilikleri veren ve güzellikleri kabul eden Allah'tan, bu kitabı, isteğin doğrultusunda başarılı kılmasını ve bu sayede sana, ahiret korkularından uzak olan doğru yolu ihsan etmesini niyaz ederim.
Halk içre bir âyineyim herkes bakar bir an görür, Her ne görür kendi yüzün ger yahşi ger yaman görür.    (Halk içre bir aynayım herkes bakar bir an görür,   Her ne görür kendi özün ger yahşi ger yaman görür.) Dedi ulular “levn‐i mâe levn‐i inâ” dır şüphesiz, Kana boyanmış göz hemin Nîl ü Fırât‐ı kan görür. (Ulu kişiler şüphesiz, “Suyun rengi kabın rengidir” dediler   Kanlanmış göz Nil ve Fırât nehrini kan görür.) Şol câhil‐ü nâdânı gör örter Hakk’ı inkâr eder, Kâmil olanlar kâmilin herbir sözü bürhân görür.    (Câhil ve haddini bilmez Hakk’ı inkâr eder ve örter,   Kâmil olanlar ise kâmilin herbir sözü işaret ve delil görür.) Medh ile zemmi âlemin kıymette bir hardal değil, Hâr o durur harmanda ol buğdayı kor saman görür.    (Âlemin övmesi ve kötülemesi kıymette bir hardal kadar değeri yok,   Diken gibi haliyle harmanda olan buğdayı saman görür.) Tuttu rikâbın ârifin nice salâtin‐i ulu, Kâmil olan sultânı gör dervişi ol sultân görür.    (Yüce büyükler ârifin eteğini tuttu,   Kâmil olan sultânı gör, dervişide sultân görür) Dervişi Hakk yakmış iken anı yakan sultâna bak, Hamam içinde dilberi görmez gözü külhân görür.    (Dervişi Hakk yakmış, sen onu yakan sultâna bak,   Hamam içinde dilberi görmeyenin gözü külhân görür.)
Benim iki cihân içre murâdım ol Hudâ'dandır Ümîdim rûz-ı mahşerde Muhammed Mustafâ'dandır.