📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cevat Akşit ve İmam-Hatipli arkadaş grubu, Başbakan Adnan Menderes'ten içinde bulundukları durumu bizzat anlatmak için randevu talebinde bulunur. Çünkü Türkiye genelinde İmam-Hatiplerin yüksek kısmının açılması için genel bir talep oluşmuştu. Bütün Türkiye'deki İmam-Hatip dernekleri birleşti, Başbakan'a gitme kararı alındı. Mecliste, İmam-Hatiplerin varlığını bile içine sindirememiş, Yüksek İslam Enstitüsünün açılmasına karşı direnen zinde bir güç vardır.
Adnan Menderes'in kabinesinde grup başkan vekili olarak bulunan Baha Akşit, Cevat Akşit'in amcasıdır. Başbakan'ın sağ kolu sayılır. Kendisi bakan olmadı ama daimi grup başkan vekillerinden biri olarak bakanların seçilmesinde bir rolü oldu. Cevat Akşit Başbakan'a amcası aracılığıyla ulaşmak ister. O da yeğenine, biraz zor ama gelin bakalım görüştürmeye çalışalım, der. Bu arada Menderes'in İmam-Hatipleri çok sevdiğini söylemeyi de ihmal etmez. Heyette zengin tüccarlar, iş adamları, emekli bürokratlar bulunmaktadır. Ve Cevat
Akşit gibi İmam-Hatipten mezun olmuş talebeler de vardır içlerinde. Kalabalık bir heyet Ankara'ya geldiğinde Baha Akşit Başbakan'a Türkiye'nin dört bir tarafından İmam-Hatip heyetinin geldiğini, randevu talep ettiğini söyler. Bu sıralarda Menderes işlerin yoğunluğu ve yaklaşan tehlikenin ayak seslerini kimseyle konuşmamaktadır. Başbakan yakın dostu ve milletvekili Akşit'e:
"Yahu Baha, kimseyi kabul etmiyorum, ama İmam-Hatiplilere de hayır diyemem ki! Onlara karşı zaafım var. Diğerlerine karşı emsal teşkil etmemesi için gece saat 10'da Başbakanlığın arka kapısından birer ikişer girsinler o zaman, der. Ben polislere tembih ederim." Bundan sonrasını Cevat Akşit'ten dinleyelim:
Başbakanlığın arka kapısından girdikten sonra bizim heyeti Bakanlar Kurulu odasına aldılar. Oval masanın etrafinı
Şuurlaş, şuurulaş, öyle şuurlaş ki, dıştan gelen her yıkış planının daha ilk maddesi açıklanmadan, sen son maddesini söyleyeceksin. İlerleyişinde metrelerine kilometrelerine cevap verecek bir şuur gerek sana. Şuurunu öyle bütünleştir ki, içine yabancı hiçbir madde karışmasın ve orada küf bağlamasın. Müslüman, birleş. Bir tek el, bir tek gövde ol. Bir tek şuur ör...
Mukaddesatçı ve milliyetçi gençlik ve Şehadet getiren herkes! Fikir meydanı ve atalarının ruhu seni çağırıyor. Elinde kanun bayrağı, ruh kalesini fethet!...