Rabbimiz, gerçek mü'minleri şu şekilde vasfeder:
"Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve 'Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size. Selam olsun. Bizim cahillerle işimiz yok' derler." (Kasas Suresi, 28:55.)
"Onlar anlamsız, faydasız söz ve davranışlardan uzak dururlar."
(Mü'minûn Suresi, 23:3.)
Beşir bin Mansûre'nin sekerât halinde ölüme yaklaştığı anda gülümsediğini görenler bu ferahlık ve tebessümünün sebebini sorduklarında:
"Ben şimdi her veçhile rahmet ve âtifetini ümit ettiğim her şeyi yaratan Rabb'ime gidiyorum. Ayrılıyorum, ama kimden? Benim gibi zavallı ve kendilerinin düşmanlık ve hilelerinden endişe ettiğim insanlardan. Bunlardan ayrılmamla Allah'a kavuşmam bir değildir. Şu halde ölüm halindeki sevincimi gariplikle karşılamayın." cevabını verdi.
"Âdemoğlu malım, malım diyerek övünüp büyüklenerek gösterişte bulunmak istiyor. Ey oğul yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin ve Allah yolunda verip sevap kazandığın şeylerden başka neye sahipsin ki malım malım diye kurulup duruyorsun."
Hz. Muhammed (s.a.v.)
"Dünya; hastalık ve ezâ, değişme ve bozulma tanesidir.
Kemâliyle ona nail olsan yine her ihtiyacını bitiremeden ölür gidersin.
Ey dünyada ölümsüzlük isteyen -ölümsüzlük de zarardır ya- ileri yaşta kuvvetten düşüp gençliğin elden gittikten sonra hayat ve lezzetlerinin hiç faydası yoktur."