Demem o ki, akademisyenimizde de, esnafımızda da, ustamızda da, işçimizde de, velhasıl pek çoğunuzda iş ahlakı açısından sorun var; bu konuda iyi değiliz. Söz konusu ahlakı yerleştirmede başarısız olduk; yapamadık, bu sorunun üstesinden gelemedik.
Bütün hasletler gibi hilim ve müsâmahanın da bir ölçüsü vardır. Yumuşak huylu olmak adına zulme boyun eğmek veya ilâhî kanunların ihlaline göz yummak aslâ doğru bir tavır değildir. Hilm-i himârî (merkep uysallığı) denilen böylesi bir davranış, kötü niyetli insanların kötülük yapma arzusunu ve cesâretini artıracağından, son derece yanlış bir tavırdır.
Sayfa 352 - Erkam Yayınları, Genç Kitaplığı, İstanbul 2010·Kitabı okudu