Çetin bir kış günü Muş'ta yıldızların gözyaşları ile beraber toprağa çivilenmeye devam eden şimşeklerdi. Düştüğü yeri ikiye bölünmüş gibi gösteren şimşekler de tıpkı akşamın lacivert örtüsüne mıh gibi çakılan dolunay gibi gecede kendini ifşa etti.
Kasvetli gece bir kararıp bir aydınlanıyodu. Pencere kenarında oturup dışarıyı seyretmesine rağmen düşünceleri dalgalı olan Aysima , bunlardan habersiz bir şekilde derin derin düşünüyordu. Ya Aysima'nın başka bir dünyası vardı ve güneşin değil de sadece Naim Efend'nin etrafında dönüyordu. Ya da Naim Efendi Aysima'nın tek dünyası olmuş bulunuyordu .
....