Üniversiteler, kaçınılmaz olarak, artıları ve eksileryle, inişleri ve çıkışlarıyla toplumun bir aynısıdı. Bu, çağımızda baskıcı toplumların büyük öğrenim merkezlerine ev sahipliği edememesinin nedenlerinden biridir. Bununla birlikte bizim, tek başımıza, toplumu değiştirmeye ya da esenliğe ulaştırmaya gücümüz yetmez. Liderliğimizi sınırlandırmalıdır. Biz yeni bilgiler üretiriz, mesleki beceriler ve temel bilgiler öğretiriz. Ama tek başımıza ırkçılığın, yoksulluğun, yahut uyuşturucu alışkanlığının üstesinden gelemeyiz. Açgözlü bir toplumda üniversiteler yoldan çıkmaya karşı bağışıklığı değildir. Mutsuzlar Denizinde bir Cennet Adası olamayız.
Bizler fikirlerin ve alternatiflerin geliştirilmesinde öncüyüz.