Ak sakallı meşenin dediğine göre, böyle bir şeyi istesem bile, insan oğlu beni duymazdı zaten.
Sağırdı çünkü o; koklarım da, yeşillerime de, duruşumada sağırdı.
Sözün özü, insanoğlu benim soyumun dilini çözememişti henüz; kokuca konuşsam da anlamazdı, renkçe konuşsam da...
İnsanların büyük bölümü, birçok güzelliği göremezdi.
Büyük bölümü, birçok güzelliği dokunamazdı. Onlar birer uyurgezer gibi, geçip gidenlerdi güzelliklerin yanından. Ya da, kafalarına taktıkları başka bir güzelliğin peşinden koşarken, onun uğruna, birçok güzelliği de ayaklarının altına alıp hiç farkına varmadan acımasızca ezerlerdi.
Yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan. Derinlerden daha derin bir sırdı ya da, ucu bucağı olmayan, içi pisliklerle, içi eşsiz güzelliklerle dolu, alabildiğine karanlık ve karmakarışık bir evrendi.