S.B

1969’un gölgeleri hasta bir zihnin karanlığında yeniden doğduğunda Yaşam Ağacı’nın etrafında devasa bir fırtına baş gösteriyordu. Bu fırtına yürekleri donduracak, ayrılıklara neden olacak, insanları yaşam ve ölüm arasındaki incecik çizgide yürümeye zorlayacak olayların yalnızca başlangıcıydı.   Kendini yeniden göstermeyi bekleyen deliliğin hikâyesi, sararmış bir zarf ile ofisine geldiğinde Güven Dağlı, başına geleceklerden bihaberdi. Kardeşinin kaçırılmasından sonra çaresizliği en derin şekilde hissetse de ölümün kendi etrafında sinsice dolaştığını bilmiyordu.   Peki, onu Yaşam Ağacı Katili’ne götürecek anahtarın geçmişte saklandığını düşünen Tekin Komiser yanılıyor muydu? Karanlığın ele geçirdiği bir yürek, gerçek aşkı için neler yapabilir ve ne kadar ileriye gidebilirdi?   Yaşama geri dönüş mucizesi gerçekleşebilir miydi?   Ölümler, ayrılıklar, kavuşmalar…   Gerçek mucizenin ne olduğuna tanıklık etmek ister misiniz?   “Göz ardı edilen bir geçmiş, ulu bir ağacın toprak altındaki kökleri gibidir. Orada olduğunu daima bilirsiniz. Silinmeye çalışan hatıralar, her zaman zihnin karanlık kısımlarında saklanır. Bu anıların ortaya çıkması için bir kırılma anı yeterlidir
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çoğumuz okumaya resimli romanlar ya da polisiye kitaplarla başlarız. Bizi sıkıcı derslerden, büyüklerimizin bıkkınlık veren uyarılarından kurtaracak olan, edebiyatın sözcüklerden örülü düş dünyasına attığımız ilk adım, çoğunlukla heyecan verici serüvenler, polisiye öyküler sayesinde olur. Sonra ufkumuz genişler, okumanın başka zevklerini, tatlarını, yönlerini keşfederiz. Böylece işin sırrına vardığımızı sanıp ilk göz ağrımız olan kitaplarımızı unuturuz ya da unuttuğumuzu sanırız; ta ki iyi okur düzeyine gelinceye kadar.
Alıntı
Onu böyle adlandırmışlardı, ama büyük olasılıkla "Gecenin Şövalyesi" olarak tanımlanmaktan nefret ederdi. Böyle tumturaklı laflar ona göre değildi, o basitin içindeki ayrıntıları sever, gerçeğin de, hayatın da bu basitliğin üzerinde yükseldiğini bilirdi. Cinayetleri çözerken de, konuşurken de, düşünürken de hep basit olandan yola çıkardı.
Alıntı

S.B

, bir kitap okudu
10/10
·74 syf.··
2022 5. kitabı
Merve Tutar
8.2/10 · 48 okunma