Sümeyye

Sümeyye
@Sgunaydinn
Mutluluk kendi kendine yetenlerindir
Puan vermedi·328 syf.··
2022 5. kitabı
Bu kitabı okumak benim için anlaşılmak gibiydi. Sanki okumadım da biri beni uzun uzun dinledi. Hissettiğim şeylerin tarifi yok tek bildiğim bir müddet etkisinden çıkamayacağım. Çoğu zaman elime alıp satır satır altını çizdiğim yerleri tekrar tekrar okuyacağıma eminim. Sevgili Macide, sustuğun, konuştuğun, yaşadığın, gittiğin her yerde ikimizin ayak izi var. Ve Sevgili Ömer sana hem çok kızıyorum hem de hiç kızamıyorum ama seni çok iyi anlıyorum ve seni çok yakından tanıyorum. Yaşadığınız her olaya, kurduğunuz her cümleye kalbimi bıraktım. "Macide'nin mektubu, Ömer'in son sözleri" ben uzun bir süre bu aralıktayım.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · İnkilâp Kitabevi · 2019208,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·272 syf.··
2021 9. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2021 18:14
Kitap; ihtişamlı güzelliği, saf, masum ancak zamanla bunları yitiren ve id’in kontrolü altına girerek hedonizme yenik düşen, ahlak ve karakter savaşını yitiren Dorian, kendi halinde bir ressam olan Basil ve Dorian’ı sözleriyle etkisi altına alarak hedonizme sürükleyen ve zamanla Dorian’ın içindeki iyiliği kaybetmesini sağlayan Lord Henry’i anlatıyor. Kitabın en belirgin temaları güzellik, hazcılık, cinsellik ve eşcinsellik kavramları. Zaten döneminde de bu sebeple bir çok sansüre maruz kalmış. Oscar Wilde bu karakterler için "Basil Hallward ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda...” diye bahsediyor. Bunu okuduktan sonra bende kendi hayatıma baktığımda diyebilirim ki; Basil Hallward, eski benliğim, Lord Henry benim çok yakından tanıdığım biri bu yüzden onun bazı düşüncelerine çok sinirlensem de bir çok düşüncesine de katılıyordum son olarak Dorian ise benim az da olsa dönüşmek istediğim ancak asla dönüşemeyeceğimi bildiğim kişidir diyebilirim. Böyle düşündüğüm ve okurken bunları gördüğüm için aşırı içselleştirdiğim ve çok beğendim bir kitaptı. Zaten kitabı okurken tüm önyargılardan arınmak gerekiyor. Kitabı bitirdikten sonra “oha” dedim ve biraz düşünmem gerekti. Hem hikayenin akışı hemde sonu kesinlikle muazzamdı. Herkese tavsiye eder ve iyi okumalar dilerim.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399bin okunma
Spoiler içerir.
Puan vermedi·172 syf.··
2021 1. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 00:04
Kitap “iyilik ve kötülük” kavramlarını “şiddet, suç ve ceza” üçgeninde değerlendiriyor. Kitapta yer verilen baskıcı otorite de bir nevi toplumumuzu yansıtmaktadır. Bizler de isteklerimiz hiçe sayılarak toplumun dayattığı normların içine hapsediliyoruz. “Makineleştirme” kitabın en belirgin temalarından biri ve ahlak konusuna bir de bu açıdan bakmamızı sağlıyor. İyiliğin, insanların kafasına vura vura yükleyebileceğimiz bir kavram olup olmadığını sorgulattırıyor insana. Şüphesiz ki kitapta da irade dışı yapılmayan iyiliğin, aslında iyilik olmadığını sadece insanların seçme özgürlüğünün elinden alınarak makineleştirildiğini görüyoruz. Devletler ideal toplum yanılsamasını, kitapta yer verildiği gibi tek tip vatandaşlık gibi mekanizmalarla gerçekleştirir. Kişilerin düşünceleriyle hareketlerini kontrol ederek hayatları üzerinde egemenlik kurar ve ideolojisine ters düşenleri kendi amaçları ve istekleri doğrultusunda asimile eder. Nitekim Alex için uygulanan tedavinin amacı da budur ancak sonrasında kitapta da yer verildiği üzere süperego altında ezilen id kontrolü tekrar ele almış ve eski haline geri dönmüştür. Uygulanan tedavi Alex’i evcilleştirmiş olsa da onu daha iyi ya da daha ahlaklı biri yapmaz. Ayrıca kişilerin elinden özgür iradelerini alarak onları zorla “iyi” kalıbına sokup otomatikleştiren devlet aslında kendi şiddetini meşrulaştırmış olmaz mı? Ya da bir insanı kötü olmayanı yapmaya zorlamak onu ne kadar iyi yapar? Kitapla ilgili en çok beğendiğim nokta ise bizi birbirinden güzel klasik müzikle tanıştırıyor olması oldu. Herkese iyi okumalar dilerim :)
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2020 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2020 05:06
Olay örgüsünü hatta kitabın sonunu en baştan bilmemize rağmen yine de aşırı sürükleyen bu kitapta beni en çok etkileyen kitabın sonunda Santiago Nasar’ın o çaresizliği ve çevresindeki insanların bu cinayeti bile bile göz yumması oldu.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma