Dün bozulan oyuncağın 'tamiri'ne değil 'yenisine' yönlendirilmiş çocuklar, bugün bozulan dostlukların 'tamiri'ne değil, 'yenisi'ne yöneliyorlar çünkü.
Filan arkadaşınla aran mı bozuldu? Üzülme canım, yenisini alırsın.
Filan dostunun kalbi sana kırık mı? Merak etme, henüz kırmadığın bir kalbi dost ediniver, olsun bitsin.
Evliliğinde işler ters mi gidiyor, boşanıver canım; yenisini bulursun.
Dostluklarda, arkadaşlıklarda ve evliliklerde böylesine yıpranmışlık; yaşanmış ortak hayatların bu kadar kolay ve bu kadar duyarsızca silinip atılması, çocukluk yıllarından itibaren duymaya başladığımız o telkinle birebir ilişkili görünüyor bana: "Yenisini alırız."
Ne dersiniz; çocuklar çocukların oyuncaklarının tamiri mümkün olabilse, en azından büyüklerin oyuncaklarını 'tamir' için çaba sarfettiklerini görebilseler, dostluklar, arkadaşlıklar, kardeşlikler,evlikler, ortaklıklar bu kadar çabuk yıkılmayacak belki.