" Annem sık sık, çamurun insan sağlığı için en iyi şey olduğunu söylerdi. ' Sadece ekinleri büyütmez, hastalıkları da tedavi eder, ' derdi. O zamandan beri, ne zaman bir yerim yaralansa, yaranın üstüne hemen bir parça çamur yapıştırırım. Annem haklıydı: Nice hastalıkları iyi eden çamur küçümsenmemeli. "
" Onları ittim ve ' Sahip olduğumuz her şeyi kaybettim! ' diye haykırdım.
Annem dondu kaldı, çılgın gözlerle bana baktı ve
' Ne diyorsun sen? ' dedi.
' Her şeyi kaybettim, ' diye tekrarladım.
Yüzümdeki ifade onu ikna etmişti. Annem gözyaşlarını silerken yere yığıldı ve ' Armut dibine düşer tabii! ' dedi.
Annem o zaman bile beni sevmekten vazgeçmedi. Beni değil, babamı suçladı.
+ " Peki, bu öküzün gerçekte kaç adı var? "
_ " Bu öküzün adı Fugui. Sadece bir ismi var. "
+ " Ama sen az önce birkaç tane daha isim saydın. "
_ " Tarlayı yalnız başına sürdüğünü anlamasından korkuyorum, bu yüzden onu kandırmak için birkaç tane isim sayıyorum. Etrafında, diğer öküzlerin de onunla beraber tarlayı sürdüğünü duyunca üzülmez, daha verimli çalışır. "