Anılarımızın içinden (Bilinçdışı) gelen yeni bir fikri miz olduğunda ve biz bunu kabul ettiğimizde (diz), onu dünyay la ilişkimizin bilinçli kavramlarıyla, hayat ölçütlerimizle ya da hayat idealimizle bütünleştirmemiz gerekir. Bu bütünleşme zor olduğunda, baldırlarımızda gerginlikler, acılar, kramplar ya da kavalkemiğinde ve/veya kamışkemiğinde bir kırık olacaktır.
Rastlantısal olarak, kadının "özgürlüğü" arttıkça, ayakkabılarının topuklarının da azaldığı saptanmıştır. Günümüzde, özellikle genç kuşaklarda kadınlar gitgide artık sadece düz topuklu ayakkabı giymektedir.
Yetiş kinlerin dünyası çocugu tatmin etmezse, onlarınkine ulaşmak için kendi işaret noktalarını harekete geçirme isteği yok olacaktır ve çocuk pek çekici olmayan bu dünyayı reddedecektir. O zaman bilinçsizce, kendisini daha çok tatmin eden çocukluk dünyasında kalmayı seçecektir. Büyümesinin "gördüğü" ve öl çebildiği dış işaret noktalarını donduracaktır. Omuz ve basen hatlan o halde, aynı ayrımsalhkla, aynı yükseklikte kalacaktır.
Başkalarının verdiği karşılık nedeniyle duygularımızın üzerindeki kontrolümüzü kaybediyoruz. Diğerlerinin bizi kabul etmesine ve onaylamasına ihtiyaç duyduğumuzda, onlara aynı zamanda duygularımızın uzaktan kumandasını vermiş oluyoruz.