Ay bütün o altınsı yıldızların arasında dingin, ağır, berrak, çekici, hepsinden daha büyük ve daha güzel biçimde parıldıyor. Ay; yumuşak ve sıcak gecelerin aydınlığı; yıldızların, karanlığın ve gecelerin şahı; yolcuların, göçmenlerin, komutanların kılavuzu; büklerin, ormanların, kayaların, dağların, ovaların, köylerin, toplumların, şehirlerin, insan ve insanlığın nöbetçisi; Büyük Ülke'nin her zaman ayakta kalacak ve giderek güçlenecek olan ışığı. Ay orada, uzakta o kadar sessiz ki insanın yüreğinde, beyninde yüksek sesler meydana getiriyor.
Bunlar, generallerin sözünü edip durduğu devlete karşı oynanan oyunların içinde değiller miydi? Şimdi gidiyorlar. Müstahak onlara. Ders almalılar, eğitilmeliler. Korku ve düzen şart. Düzen şart.