Bu toprağın binlerce yıllık sahipleri köylerini, topraklarını terk ediyorlar. Bu gece içleri yanarak göç edip gidiyorlar. Yavaşça, sessizce. Kederle. Başka çareleri kalmamış artık, köyden çıkıp dağlarına, vadilerine doğru gitmek zorundalar. Oralara, kuşların, vahşi hayvanların makamına sığınmak zorundalar. Bugüne kadar sabrettiler, direndiler, ama bugünden sonra bir çareleri yok. Düşmanları, yani "Yabancı," dedikleri Büyük Ülke'ninbaşka bir dil konuşan, başka bir dille fermanlarını yazan, başka bir dille onlara zulmeden ordusu,cendereyealmış onları. Artık ne direnebilirler, ne de köyde kalabilirler. Bir çareleri kalmamış, iki yolları var sadece; ölüm yolu ya da tanıdık dağlar ve vadiler. Yani kaçış yolu.