Kevok toprağın üstünde, otların arasında uzanmış aya ve yıldızlara bakıyor artık hiçbir şey göremeden, hiçbir şey hissedemeden, hiçbir şey yaşayamadan.
Kevok o. O, Kevok. "Kevok!.." Baz haykırıyor, iki kişinin arasında, ona ulaşmasını engelleyen iki kişinin. Kevok derin, çok derin bir sevgiyle, gülümseyerek bakıyor Baz'a. Gülümseyerek mi? Kevok yüzündeki ağrı nedeniyle gülümseyip gülümsemediğinibilemiyor, ama Baz'a gülümseyerek bakmak istiyor.O anda başka bir patlama sesi duyuluyor. Kevok, o kıvılcımı görüyor. Kıvılcımla birlikte başka bir ateş, bu kez boynuna düşüyor. Koyu, sıcak bir şey akıyor boynundan. Bir süre ayakta duruyor öyle, sonra birden sırt üstü devriliyor. Düşmeden önce başka bir patlama sesi yankılanıyor.