Merdümgiriz

Düşünceler
İnsanın, kendi kötülüğünden kaçınmaya çalışmaması –ki bu olanaklı bir şeydir- ama başkalarının kötülüğünden kaçınmaya çalışması -ki bu olanaksız bir şeydir- ne gülünç.
Sayfa 101 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
Düşünceler
Yakında her şeyi unutacaksın; yakında herkes seni unutacak.
Sayfa 93 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Düşünceler
Bir şeyi başarmak sana zor geliyorsa, bunun insan yeteneğini aşan bir şey olduğunu düşünme hemen; tersine, bir şey olanaklı ve insanın yapabileceği bir şeyse, senin de onu başarabileceğini düşün.
Sayfa 81 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Düşünceler
Her eyleminde doğruluk ilkelerine göre davranmayı başaramazsan canını sıkma, gönül gücünü yitirme, öfkelenme; yanıldınsa baştan başla; davranışların, en azından çoğunlukla insana layık davranışlarsa memnun ol. Döndüğün şeyi sev ve felsefeye ciddi bir okul öğretmenine döner gibi değil, gözlerinden rahatsız olduğu için gözüne küçük bir süngerle yumurta akı süren biri ya da yakı yahut sargı bezi arayan biri gibi dön. Çünkü böylece yalnız usa boyun eğmenin ağır gelmediğini göstermeyeceksin, aynı zamanda erinci yalnız orada bulacaksın. Hem sonra, felsefenin yalnızca senin doğanın istediği şeyi istediğini, oysa senin istediğinin, doğayla uyum içinde olmayan bambaşka bir şey olduğunu anımsa. Doğayı izlemekten daha hoş bir şey olabilir mi? Kaba zevkler bu yüzden baştan çıkarmıyor mu bizi? Zihnin yüceltilmesinin, özgürlüğün, basitliğin, iyi yürekliliğin, dindarlığın sana daha büyük bir haz verip vermediğini düşün. Öyleyse, anlama ve bilme yetisinin giriştiği her durumda nasıl güvenli, nasıl mutlu olmayı sağladığını göz önüne alırsan, bilgeliğin kendisinden daha hoş ne var?
Sayfa 70 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Düşünceler
Sabahları canın yataktan çıkmak istemediğinde, hemen şöyle düşün: "Bir insanın görevini yerine getirmek için kalkıyorum. Bunu yapmak için doğdum, bu dünyaya bunun için getirildim, peki ama neden yakınıyorum öyleyse? Yataktan çıkmayıp yorganı başıma çekmek için mi yaratıldım yoksa?” “Kuşkusuz çok daha hoş bir şey bu." "Bunun için mi geldin dünyaya öyleyse? Harekete geçmek için değil de, duyuları sınamak için mi? Ağaçları, kuşları, karıncaları, örümcekleri, arıları görmüyor musun? Onların her birinin evrenin akışı içinde kendine düşen görevi yerine getirdiğini, evrensel düzene küçük de olsa katkıda bulunduğunu görmüyor musun? Sense, kendi adına, bir insan olarak yapman gereken şeyi yapmayı ret mi edeceksin? Kendi doğana uygun olanı yapmak için acele etmeyecek misin?" "Ama dinlenmek de gerek." Elbette; bence de öyle. Ama doğa yemeye içmeye olduğu gibi, buna da sınır koymuş; oysa sen bu sınırları aşıyorsun, gerekli olanın dışına çıkıyorsun. Sıra eyleme gelince de, yapabileceğinden azını yapıyorsun. Gerçek şu ki, sen kendini sevmiyorsun, kendini sevseydin, hem kendi doğanı, hem de onun istemlerini severdin. Mesleklerini seven insanlar, yaptıkları işe kendilerini öylesine kaptırmışlardır ki, yıkanmayı, yemek yemeyi bile unuturlar; oysa sen kendi doğana; oymacının oymacılık sanatına, dansçının dansa, cimrinin parasına, kibirlinin azıcık ününe verdiğinden daha az değer veriyorsun. Mesleklerini gerçekten seven insanlar, kendilerini işlerine öylesine kaptırırlar ki, yemek yemeyi hatta uyumayı bile unuturlar; oysa ortak yarara hizmet eden etkinlikler sana daha az önemli ve daha az çabaya değer görünüyor.
Sayfa 67 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam