Şehnaz Altun Keleş

Şehnaz Altun Keleş
@Shenaz
...ama insan genç olunca ateşin ve ölümün her zaman başkalarına sıçrayacağını düşünür.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
...bir gün tekrar bir sokakta yürümenin, aydınlık taş bir odada insanlarla oturmanın hayalini kurarsın, yıllarca ve yıllarca bunu hayal edersin ve en sonunda izne çıkma zamanın gelir, ama kalkıp gidemeyecek kadar tembelleşmişsindir. Orada seni unuttuklarını bilirsin, artık yabancısındır, bu denizde herkesin tekmelediği bir deniz kabuğusunudr. 
Sayfa 13·Kitabı okudu
Sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum, çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim...Beni dinlemeye hazırsınız...tamam...Ama bu çok kolay ki... Peki ya sizden beni tutup küpeşteden denize atmanızı rica etsem... o zaman iyilikseverliğiniz, yardımseverliğiniz o noktada biter. Bir yerde biter işte... kişinin kendi yaşamıyla, kendi sorumluluklarıyla karşı karşıya kaldığı yerde... bir yerlerde bitmek zorunda... bu görev bir yerlerde bitmek zorunda... ya da... acaba doktorların görevi bitemez mi? O bir kurtarıcı, her an herkese yardıma hazır biri mi olmalı, sırf üzerinde Latince kelimeler olan bir diploması var diye? Gerçekten de kendi hayatını hiçe mi saymalı, kendi kanına su mu karıştırmalı, sırf biri... sırf biri gelip ondan asil davranmasını, yardımsever ve iyi olmasını istiyor diye? Evet, sorumluluğun da bir sınırı var... insanın artık daha fazlasını yapamadığı bir yer.....
Sayfa 11·Kitabı okudu
Esrarengiz psikolojik şeylerin üzerimde adeta ürkütücü bir gücü olur; ilişkileri çözmek için yanıp tutuşurum ve tuhaf insanların sadece varlıkları onları tanıma arzusunu bir tutkuya dönüştürür, bu bir kadının elde etme arzusundan çok da az değildir. Gün uzadıkça uzadı, ufalanıp parmaklarımın arasından bomboş akıp gitti.
Sayfa 8·Kitabı okudu
Kimse konuşmuyordu ve bu suskunluk tropikal iklim gibi boğucu ve bunaltıcıydı.
Sayfa 6·Kitabı okudu