İnsanlar da değişmişti akşam olunca. Daha sessizdiler. Bilinçdışı bir kuruluşun, bir örgütün üyeleriydiler sanki. Düşünen beyinlerinin pek de hissedemediği içgüdülerle uyuyorlardı. Gözleri içlerine dönüktü. O gözler de yarı saydamdı akşam vakti. Tozlu yüzlerde, yarı saydamdı gözler hep.