İnsan tek olduğunu anlamamış, anlayamamışsa ve anlayamıyorsa, Dünya, gerçekten de çok, çok büyüktür; çünkü insan, zamana ve mekana göre çok, çok küçüktür, ha var, ha yoktur.
Ve, öyle insanlar umutsuzdur, umutsuzluk delisidir; güçlerini, kuvvetlerini, yeteneklerini, bahtlarını har vurup harman savurur.
Ve öyle insanlar, yatsıya doğar, sabah ezanı okunmadan, şafak sökmeden ölür.
Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüz, oğul. Hırsımız, sabırsızlığımız, bencilliğimiz. Önce bu yüzden küçülüyor, sonra da Dünya'yı çok büyük görüyoruz.
Kalpten kalbe yol vardır:
Bu yol dardır, oradan çok ince duygular geçer. Susarsanız, susarım, anlaşırız. Zekamız kelimeleri sevdiği kadar kalbimiz bunlardan nefret eder. Kalbimizin dili sükûttur. Çünkü hiçbir duyguya isim verilemez. Kendilerine birer ad taktığımız duygular, şuurumuzda kabuk bağlamış, aklileşmiş ve kalple rabıtasını kesmiş kalb unsurlarıdır. Kelime kalpazanlığı yapmadan konuşmak sırrını kalb bilir.